Fonksiyonalizmden çatışma kuramına, sembolik etkileşimcilikten feminist yaklaşımlara kadar ailenin nasıl tanımlandığı derinlemesine incelenir.

Modernleşme süreci aile yapısının çekirdek aileye doğru evrilmesini, kuşaklar arası dayanışma biçimlerinin değişmesini ve aile içi rollerin yeniden tanımlanmasını beraberinde getirir. Canatan’ın çalışmaları, kırsaldan kente göç, eğitim düzeyindeki artış ve ekonomik bağımsızlık gibi faktörlerin aile içi otorite yapılarını zayıflattığını ve bireyselleşmeyi hızlandırdığını vurgular. Yıldırım ise modern hukuki düzenlemelerin ve sosyal politikaların aile yaşamı üzerindeki etkilerini inceleyerek, yasal düzenlemelerin hem koruyucu hem de dönüştürücü roller üstlendiğini belirtir.

The authors tackle several critical questions that define the current sociological discourse in Turkey:

Örneğin, anket yöntemi, aile kurumunun yapısını ve işlevlerini anlamaya yönelik kullanılan bir yöntemdir. Diğer bir yöntem ise, görüşme yöntemidir. Bu yöntem, aile üyeleri ile derinlemesine görüşmeler yaparak, aile ilişkilerini ve dinamiklerini anlamaya yönelik kullanılmaktadır.